.:. Hızlı Arama

.:. Duyurular :: Haberler
 19.11.2008 - Animasyonseverlere duyuru...

Bu sene 21-30 Kasım tarihleri arasında Pera Müzesi'nde beşinci kez düzenlenecek olan İstanbul Animasyon Festivali içeriği ile göz dolduruyor. Dünyanın en büyük animasyon festivalleri olan Annecy, Hollanda, Ottawa, Melburne ve Siggraph gibi festivallerinin gözde filmleri yarışma bölümünde izleyiciler ile buluşuyor.

42 ülkeden toplam 222 filmin gösterileceği yarışma bölümünde öne çıkan filmler arasında Amerikalı bağımsız yönetmen Bill Plympton'ın Oscar adayı olan "Guide Dog" filminin 3. bölümü olan "Hot Dog" ve son filmi "Mexican Standoff" bulunmakta. Fransız yönetmen Yann J.'nin bir işçinin yalnızlığına çözüm olarak gelişen ülkelerden satın aldığı kadın parçaları üzerine filmi "Berni's Doll", Avustralyalı yönetmen Dennis Tupicoff'un filmi "Chainsaw", Polonyalı Mariusz Wilczynski'nin ödüllü filmi "Kizi Mizi", Vân Ta-Minh'in "Suddenly" filmi, İngiliz Elizabeth Hobbs'un "The Old, Old, Very Old Man" filmi, Slovakyalı yönetmen Ivana Sebestova'nın dört kanının gözünden aşk, ölüm ve kader üzerine bol ödüllü filmi "Four" yarışma bölümünde öne çıkan filmler arasında. Ayrıca 60'a yakın Türk kısa metraj animasyon filmi yarışma bölümünde gösterilecek.

İstanbul Animasyon Festivali'nde gerçekleştirilecek bir başka önemli etkinlik ise Atina'daki Animart Festivali ile ortak olarak Yunan ve Türk öğrencilerin bir arada yapacakları ekoloji temalı film. Farklı disiplinlerdeki öğrenciler, 10 gün boyunca yapacakları çalışmalar sonucunda bir film üretecekler ve üretim sürecindeki deneyimlerini ve yaptıkları çalışmayı festival sırasında katılımcılar ile paylaşacaklar.

 12.11.2008 - Bonus 7. Uluslararası Komedi Filmleri Festivali başlıyor

Tüm dünyadan en iyi komedi filmlerini bir araya getiren Bonus 7. Uluslararası Komedi Filmleri Festivali 14 Kasım’da başlıyor. Bu yıl onur ödülünü usta oyuncu Gazanfer Özcan’a verecek olan festival, 20 Kasım’a kadar seyircilere kahkaha dolu bir hafta yaşatacak.

Garanti Bonus Card sponsorluğunda Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı tarafından (TÜRSAK) gerçekleştirilen Bonus 7. Uluslararası Komedi Filmleri Festivali, 14- 20 Kasım tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından en seçkin komedi filmlerini seyirciyle buluşturuyor.

Festivalin bu yılki Onur Ödülü, İsmail Dümbüllü gibi bir efsaneyle aynı sahneyi paylaşmış dev bir isme, Gazanfer Özcan’a veriliyor. 60’lı yıllarda sinemada adından söz ettiren, yakın dönemde ise "Komser Şekspir", "Keloğlan Kara Prense Karşı" ve "Beyaz Melek" gibi filmlerinde rol alan Gazanfer Özcan, son olarak da "Avrupa Yakası" dizisindeki performansı ile televizyon ekranlarından seyirciyi neşelendirmeye devam ediyor.

Türk Sinemasının bir başka unutulmaz ismi Ayşen Gruda ise "Ustaya Saygı" bölümünde bizi en çok güldüren ve en çok duygulandıran filmleriyle festivalde yer alıyor. Sinemamızın efsane kadrosunu bir araya getiren "Gülen Gözler", "Neşeli Günler", "Tosun Paşa" ve "Öyle Olsun", doya doya gülüp eğlenmek için bu kez beyazperdede.

 11.11.2008 - Türk Sineması'nın yükseliş trendi

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) çıkardığı 'Kültür İstatistikleri 2007' verileri, Türk Sinemasında film üretimindeki artışla beraber, toplam sinema seyirci sayısının da her geçen yıl arttığını gösteriyor. Yerli film sayısı 50'ye yaklaşırken, seyirci sayısı da 10 milyona yükseldi.

Her yıl ortalama 19 milyon kişinin sinemaya gittiği Türkiye'de, geçmişte 2-2,5 milyon seyirci bulan Türk Filmleri, artık 6-10 milyon kişiyi salonlara çekiyor. Toplamda yabancı filmlerin izlenme sayıları fazla olsa da gösterilen film adedi açısından yerli film başına düşen izleyici sayısı yabancı yapımları aşmaya başlıyor.

TÜİK'in çıkardığı 'Kültür İstatistikleri 2007' verilerine göre, sinema salonları, geçen yıl 20 milyon 659 bin 569, 2006'da 23 milyon 512 bin 599, 2005'te 18 milyon izleyici çekti. Bu rakam, 2004'te 18 milyon 670 bin, 2003'te 14 milyon 500 bin, 2002'de 15 milyon 400 bin, 2001'de 16 milyon 905 bin, 2000'de 17 milyon 86 bin, 1997'de de 11 milyon 344 bin civarında oldu.

TÜİK'in 1997-2007 verileri, sinemaya her yıl ortalama 19 milyon, yabancı filmlere 12-13 milyon arasında seyirci gittiğini ortaya koyuyor. Özellikle son iki yılda sinema seyircisi sayısının 20 milyonu aştığı görülüyor.

Aynı verilere göre, yerli film izleme sayısı, Türk Filmlerinin artmasına paralel son yıllarda artışa geçti. Yerli yapımlara 1997-2003 arasında her yıl ortalama 2-2,5 milyon kişi talep gösterirken, bu rakam 2004 ve 2005'te 6'şar milyona, 2006'da 10 milyona, 2007'de 7 milyona yükseldi.

Türk Sineması Hollywood'u geride bıraktı

Türkiye'de geçen yıl, toplam 210 film gösterime girdi. Sinema salonlarında 28 bin 733 defa gösterilen bu filmler, 20 milyon 659 bin 569 izleyici çekti.

İzleyicilerin 4'te 1'ini İstanbullular oluşturdu. Yaklaşık 13 milyon kişinin yaşadığı İstanbul'da sinema salonlarına geçen yıl 5 milyon 758 bin 346, Ankara'da 2 milyon 845 bin, İzmir'de 2 milyon 219 bin 436, Bursa'da 1 milyon 588 bin 443 seyirci gitti.

Bunun yanında, "300 - 300 Spartalı", "Harry Potter and the Order of the Phoenix - Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı", "Elizabeth: The Golden Age - Elizabet: Altın Çağ", "Pirates of the Caribbean: At Worlds End - Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu" gibi aralarında büyük bütçeli Hollywood yapımlarının yer aldığı 167 yapımla yarışan 43 Türk Filmi, 2007 yılında sinema salonlarında toplamda 8 bin 340 defa görücüye çıktı ve 7 milyon 712 bin 626 seyirci topladı. Yabancı yapımları izleyenlerin sayısı ise 12 milyon 946 bin 943 oldu.

Seyirci sayıları her ne kadar yabancı filmlere ilginin fazla olduğunu gösterse de film sayısına göre oranlama yapıldığında, Türk Filmlerinin izleyici sayısı daha yükseklere tekabül ediyor.

Kilit yıl 2004

Türk Filmleri için gişede "Eşkıya" filmiyle başlayan yükseliş trendinde asıl dönüm noktası 2004 yılı oldu. "Hababam Sınıfı Merhaba", "Neredesin Firuze", "Mustafa Hakkında Her Şey" gibi filmlerin sinema salonlarına geldiği 2004 yılında, gişenin yıldızları "G.O.R.A" ve "Vizontele Tuuba" oldu ve bu yıl yerli filmleri izleyen toplam seyirci sayısı 6 milyon 657 bine çıktı.

2005'te vizyona giren 27 yerli yapımı toplam 6 milyon 795 bin kişi izlerken, Türk Sineması 2006'da rekor yılını yaşadı. Gösterilen 33 yerli filme 10 milyon 838 bin kişi talep gösterdi. Bu yıllarda "Kurtlar Vadisi - Irak" toplamda 4 milyon, "Babam ve Oğlum" 3 milyon, "Organize İşler" 2 milyon, "Hababam Sınıfı Askerde" 2 milyon, "Hababam Sınıfı Üçbuçuk" 2 milyon seyirci sayısıyla dikkati çekti.

 24.10.2008 - N.Bilge Ceylan'ın "Üç Maymun" filmi bu hafta vizyona girdi

Bu hafta her zevke hitap eden filmler vizyona girdi. Vizyona giren altı filmden üçü Türk filmi... Bu filmlerden ilki yönetmenliğini Murat Şeker'in yaptığı "Aşk Tutulması". Romantik komedi türünde olan filmin başrollerinde Tolgahan Sayışman ve Fahriye Evcen var. 30’lu yaşlarında Fenerbahçe tutkunu, mahalle çocuğu, yakışıklı Uğur ile 25’inde kariyer tutkunu, ailesine bağlı, güzel Pınar arasında yaşanan aşkın, sadakat, rekabet, tutku ve batıl inanç temaları üzerine kurulu eğlenceli hikayesini anlatıyor film.

İkinci Türk filmimiz ise Cumhuriyet tarihinde üretilen ilk ve tek yerli otomobil olan 'Devrim'in üretim sürecini anlatan "Devrim Arabaları". Yönetmenliğini Tolga Örnek'in yaptığı bu tarihsel film Taner Birsel, Halit Ergenç, Vahide Görüm, Selçuk Yöntem gibi oyuncu kadrosu ile iştah kabartıyor.

Bu hafta vizyona giren son Türk filmimiz; "Üç Maymun". Usta yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın 2008 Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülü alarak göğsümüzü kabarttığı film bu haftanın en kayda değer filmlerinden birisi...

Başrollerinde Juliette Binoche ve Romain Duris'in oynadığı "Paris" haftanın bir diğer romantik komedi filmi olarak karşımıza çıkıyor. Fransa yapımı olan filmin yönetmeni Cedric Klapisch, şimdiye kadar yüzlerce kez beyazperdeye taşınan Paris'in büyülü atmosferinde geçen, öleceğini düşünen profesyonel dansçı, Parisli hasta Pierre'in hikayesini çıkartıyor karşımıza...

Fantastik filmlerden hoşlananlar için bu haftanın tek alternatifi olan "Sihirli Şehir - City of Ember"in yönetmeni Gil Kenan... Filmin senaryo koltuğunda oturan isim ise "Makas Eller", "Ölü Gelin" ve "Adams Ailesi" gibi bir çok önemli filmin senaristliğini yapan Caroline Thompson...

İçerdiği kan ve şiddet sahneleri ile ilgi çeken "Saw - Testere" filminin beşincisi bu hafta vizyona giriyor. Artık dizi-sinema olma yolunda ilerleyen film türün hayranlarına hitap ediyor.

 23.10.2008 - Kim Ki Duk'un yeni filmi vizyona giriyor

Usta yönetmen Kim Ki Duk'un yeni çalışması "Rüya - Bi-mong/Dream" 7 Kasım'da izleyici ile buluşuyor.

Türkiye'de hayli kalabalık bir hayran kitlesi bulunan Kim Ki Duk'un yeni filmi "Rüya - Dream" 7 Kasım 2008’de Tiglon Film dağıtımıyla vizyona giriyor.

Jô Odagiri ile Na-Yeong Lee’nin başrolünde oynadığı filmin konusu kısaca şöyle;

Jin, gece gördüğü kâbusta bir trafik kazasına tanık olmuştur. Uyandıktan hemen sonra kâbusta gördüğü mekâna giden Jin, burada kısa bir süre önce gerçekten de bir kazanın olduğunu öğrenir. Jin, polisi olayın şüphelisinin evine kadar izler. Şüpheli Ran suçlamaları reddetmekte ve bütün gece uykuda olduğunu iddia etmektedir. Polis Ran’ın ifadesini ciddiye almaz ve onu tutuklar. Jin, ikisi arasında açıklanamaz bir bağ olduğuna ikna olmuştur. Ran, uykusunda Jin’in rüyalarında gördüklerini gerçekleştirmektedir.

 20.10.2008 - Altın Portakal ödülleri sahiplerini buldu

45. Antalya Altın Portakal Film Festivali ve 4. Uluslararası Avrasya Film Festivali sürpriz sayılabilecek ödüllerle kapandı. Altın Portakal'ın ağır topları Nuri Bilge Ceylan, Semih Kaplanoğlu, Reha Erdem ve Yeşim Ustaoğlu gecede hayalkırıklığı yaşarken, İngiliz yönetmen Ben Hopkins imzalı "Pazar-Bir Ticaret Masalı"yla Derviş Zaim'in son filmi "Nokta" geceye damgasını vurdu.

45. Antalya Altın Portakal Film Festivali ve 4. Uluslararası Avrasya Film Festivali, 19 Ekim 2008 Pazar gecesi Antalya Konyaaltı Açıkhava Tiyatrosu'nda düzenlenen kapanış töreniyle sonlandı. Ulusal ve uluslararası alanda isim yapmış isimlerin katıldığı yıldız yağmuruna sahne olan gece, Kevin Spacey, Mickey Rourke, Marisa Tomei ve Maximilian Schell gibi dünya çapında yıldızlara verilen onur ve sinemada başarı ödülleriyle açılan gecede, "Piyanist" filmiyle Oscar alan en genç oyuncu ünvanına sahip olan Adrien Brody de Kapadokya gezisi nedeniyle geç katıldığı törende sahneye çıkarak Altın Portakal ödülü aldı.

Muhterem Nur, Eşref Kolçak ve Yücel Çakmaklı'nın Onur Ödülü aldığı gecede, tüm dallarda ödül kazananların tam listesi şöyle:

45. ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ ULUSAL UZUN METRAJ FİLM YARIŞMASI:

En İyi Film: "Pazar-Bir Ticaret Masalı" (Yön. Ben Hopkins)
SİYAD En İyi Film Ödülü: "Hayat Var" (Yön. Reha Erdem)
Dr. Avni Tolunay Yurtiçi Kargo Jüri Özel Ödülü: "Nokta" (Yön. Derviş Zaim)
Behlül Dal Digiturk Genç Yetenek Ödülü: Aydın Bulut ("Başka Semtin Çocukları" filminin yönetmeni)
En İyi Yönetmen: Derviş Zaim ("Nokta")
En İyi Senaryo: "Pazar-Bir Ticaret Masalı" (Ben Hopkins)
En İyi Erkek Oyuncu: Tayanç Ayaydın ("Pazar-Bir Ticaret Masalı")
En İyi Kadın Oyuncu: Nurgül Yeşilçay ("Vicdan")
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Volga Sorgu Tekinoğlu ("Başka Semtin Çocukları")
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Övül Avkıran ("Pandora'nın Kutusu")
En İyi Görüntü Yönetmeni: Zekeriya Kurtuluş ("Vicdan")
En İyi Müzik: Mazlum Çimen ("Nokta")
En İyi Sanat Yönetmeni: Türker İşçi ("Başka Semtin Çocukları")
En İyi Kurgu: Mustafa Preşeva ("Vicdan")
En İyi Ses Tasarımı-Miksaj: Kostasvi Variopiotis ("Nokta")
En İyi Özel Efekt: Burak Balkan ("Üç Maymun")
En İyi Kostüm Tasarımı: Zeynep Sırlıkıya ("Pazar-Bir Ticaret Masalı")
En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı: Vesey Üsten ("Vicdan")
En İyi Laboratuar: Fono Film ("Vicdan" ve "Gökten Üç Elma Düştü")

4. ULUSLARARASI AVRASYA FİLM FESTİVALİ ÖDÜLLERİ:

En İyi Film: "Khamsa" (Yön. Karim Dridi)
En İyi Yönetmen: Hirokazu Koreeda ("Bitmeyen Yürüyüş"/"Aruitemo Aruitemo")
SİYAD En İyi Film Ödülü: "Üç Maymun" (Yön. Nuri Bilge Ceylan)
Eleştirmenler Ödülü: "Nokta" (Yön. Derviş Zaim)
NETPAC Ödülü: "Sonbahar" (Yön. Özcan Alper)
Ortak Yapımlar Senaryo Geliştirme Ödülü: "El Yazısı" (Senarist: Ali Vatansever)

 17.10.2008 - Bu haftanın yeni filmleri...

Bu hafta 6 yeni film vizyona girdi; "Acaip Bi Film - Disaster Movie", "JCVD - Kod Adı: JCVD", "Max Payne", "Nights in Rodanthe - Sevgi Fırtınası", "Urmel voll in Fahrt - Sevimli Dinazor Tatilde" ve "Death Race - Ölüm Yarışı"...

Sizlere tanıtacağımız ilk film; James Bond, Kurtuluş Günü ve Hancock gibi filmlerle dalga geçen, aynı zamanda Brendan Fraser ve Jason Statham gibi oyuncuları da ti'ye alan "Acaip Bi Film - Disaster Movie". Popüler filmlerle dalga geçen türün son örneği olan "Acaip Bi Film" türü sevenler için iyi bir seyirlik...

Haftanın ikinci filmi ise Jean-Claude Van Damme'ın kendi hayatını oynadığı "JCVD - Kod Adı: JCVD". Eski starın son kurşunu olarak niteleyebileceğimiz film eğer gişede başarı sağlamazsa Van Damme'ın son filmi olacağa benziyor.

Ünlü video oyunundan sinemaya uyarlanan "Max Payne"nin başrolünde Mark Wahlberg oynuyor. Filmin konusu; Amerikan Uyuşturucu İle Mücadele Teşkilatı ajanı Max Payne ve öldürülen kız kardeşinin intikamını almak isteyen suikastçi Mona Sax, bir seri cinayeti çözmek için biraraya gelirler.

Ben aksiyondan komediden hazzetmem diyorsanız haftanın tek draması olan "Nights in Rodanthe - Sevgi Fırtınası" tam size göre bi film... Diane Lane ve Richard Gere'in başrollerini paylaştıkları film, Nicholas Spark'ın en çok satan romanından uyarlanmış.

Aksiyon filmlerinin aranan yüzü Jason Statham'ın başrolünde olduğu "Death Race - Ölüm Yarışı"nın konusunu, azılı suçlularla dolu bir hapishanenin yöneticileri para kazanmak için bir yol bulmuşlardır; bir çeşit gladyatör oyunu gibi, suçluları ölümüne yarıştırmak ve üzerlerinden para kazanmak, şeklinde özetleyebiliriz.

Minik sinema severlerin bu haftaki tek seçenekleri olan "Urmel voll in Fahrt - Sevimli Dinazor Tatilde" Almanya yapımı animasyon... Sevimli Dinazor Urmel, yaşadığı adanın en popüleridir. Adeta star ilgisi gören Urmel'in adadaki saltanatı, bir profesörün Barnaby adındaki küçük bir pandayı adaya getirmesiyle sarsılır. Barnaby'yi kıskanan Urmel tekrar eski günlerine dönmek istiyordur ve bir gün tüccar bir adarm Urmel'e tekrar popülerliğini kazanma vaadi vererek onu bir eğlence parkına götürmeyi ikna eder.

 16.10.2008 - "Süt" Altın Portakal'da görücüye çıktı

Semih Kaplanoğlu'nun dünya galası Venedik Film Festivali'nin Uluslararası Yarışma Bölümü'nde yapılan ve bu yıl Altın Portakal'ın en güçlü adayları arasında yer alan son filmi "Süt" Antalya'da izleyici karşısına çıktı.

Semih Kaplanoğlu'nun, Yusuf Üçlemesinin "Yumurta"dan sonra gelen ikinci filmi "Süt" Türkiye galasını 45. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde yaptı. "Yumurta" ile geçen yıl Altın Portakal'ı kazanan Semih Kaplanoğlu'nun bu filmi de Altın Portakal'ın en önemli adaylarından biri olarak görülüyor.

"Yumurta"da Nejat İşler'in canlandırdığı Yusuf karakterinin ilk gençlik yıllarını konu alan film, "Yumurta"da olduğu gibi minimalist anlatımıyla dikkat çekiyor ve hikâyesinden çok yönetmenlik tarzı ve anlatım ritmiyle öne çıkıyor.

Filmin gösteriminin ardından yönetmen Semih Kaplanoğlu, başrol oyuncuları Başak Köklükaya, Melih Selçuk ve görüntü yönetmeni Özgür Eken festival kafede izleyiciler ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Kendinden yaşlı bir karakteri canlandıran Başak Köklükaya, "Benim için hayli zorlu bir çalışmaydı ve açıkçası hâlâ başarabildiğimden emin olamıyorum," diye konuştu. Filmde Yusuf'un gençliğini ve Başak Köklükaya'nın oğlunu canlandıran Melih Selçuk ise ilk oyunculuk tecrübesinde kendisine filmde yönetmen yardımcılığı ve oyuncu koçluğu da yapan rol arkadaşı Tülin Özen'in çok yardımcı olduğunu söyledi: "Benim tecrübesizliğimi Tülin'in çabaları ortadan kaldırdı. Yusuf karakterini aynen yaşamasam da gözleyebildiğim kadarıyla biliyorum. Yusuf, ülkemizdeki eğitim sisteminden hayli darbe almış ve bunu aşmayı arzulayan bir genç."

Sinemasının gittikçe daha yalınlaştığı ve bir Semih Kaplanoğlu dilinin daha belirginleştiği yorumları üzerine Kaplanoğlu, "Buna ancak teşekkür ederim. Benim için sinema, anlatılamayanları, satır aralarında kalanları anlatma çabasıdır. Daha ruha dokunan, daha şiire ve dolayısıyla büyüye, hipnoza yakın, fazlalıklardan arınmış bir anlatım biçimi bulmaya, geliştirmeye çalışıyorum," dedi.

 15.10.2008 - "Son Cellat"ın galası Altın Portakal'da yapıldı

45. Altın Portakal Film Festivali yarışma filmlerinden "Son Cellat"ın galası 14 Ekim Salı günü yapıldı. Filmin başrol oyuncularından Kadir İnanır'ın, dizi çekimleri nedeniyle katılamadığı gösterimde yönetmen Şahin Gök, oyuncu Atilla Saral, reji asistanı Gülşah Zebil, kurgucu Mevlüt Koçak ve filmin müziklerini yapan Mazlum Çimen hazır bulundu.

Film ekibi, gösterimin ardından festival kafedeki söyleşide izleyicilerin sorularını cevapladı. Ülkenin askeri yönetimle idare edildiği bir dönemde geçen film, dönemin eylemci gençlerinin de tutuklu bulunduğu bir hapishanede tanışan savcı Yusuf ile arabacı Bayram'ın dostça başlayan ama git gide acıyla yoğrulan ve trajik bir şekilde sonlanan hikâyesini konu alıyor.

Gerçek bir hikâyeden yola çıktıklarını söyleyen yönetmen Şahin Gök, "Senaryo geldiğinde bir dönem filmi olduğu için ilgimi çekti. Ve yapımcımız Amasya'lı olduğu için orada çalışmayı tercih ettik. Tam da Türk Sinemasının bugünkü resmi gibi asil ve yoksul ekip olarak 20 günde çektik," diye konuştu.

Çekimler sürerken hayatını kaybeden yapımcı Ali Zebil'in kızı ve reji asistanı Gülşah Zebil ise o dönemi şöyle anlattı: "Biz Amasya'da çalışırken babam İstanbul'da hastanedeydi. Vefat ettiğinde önce herkes benden gizledi. Daha sonra cenaze Amasya'ya geldi ve biz defnedip ertesi gün de çalışmalara devam ettik. Çünkü babamın istediği buydu; en çok istediği de Antalya'ya gelmekti."

Oyuncu Atilla Saral, canlandırdığı karakterin kendi hayatında da karşılığı olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: "O dönemlerde sokağın bir tarafını sağ görüşlü, bir tarafını sol görüşlü insanlar tutardı. Duvarlara yazılan yazıların haddi hesabı yoktu. Mahallenin büyükleri de biz yazmışız gibi elimize boya verir, onların üstünü kapatmamızı isterdi. Hiç alâkası olmayan insanlar bile bir şekilde işe bulaşıyordu. Ben ve birkaç arkadaşım, kaçan bir grubun arasına yanlışlıkla karıştığımız için karakola da alındık."

"Son Cellat", 7 Kasım 2008'de Medyavizyon dağıtımıyla vizyona girecek.

 14.10.2008 - "Yağmurdan Sonra" 26 Aralık'ta vizyonda...

Başrollerini Serhan Yavaş ile Pelin Batu’nun paylaştığı, senaryosu ve yönetmenliği Görkem Turgut’a ait olan, yapımcılığını Ferit Turgut'un yaptığı "Yağmurdan Sonra" adlı dram–politik sinema filmi 26 Aralık’ta vizyona girecek.

Osman Şahin'in "Üzüm Bağları" adlı öyküsünden esinlenilerek yazılan ve çekimleri Gökçeada'da gerçekleştirilen filmde "Yağmurdan sonra her zaman gökkuşağı görünür mü?" sorusuna yanıt aranacak.

Müzikleri Cahit Berkay tarafından bestelenen filmde; Serhan Yavaş ve Pelin Batu’nun yanı sıra Turan Özdemir, Nilgün Belgün ve Demir Karahan rol alıyor.

Yakın tarihimizin önemli bir kesitini, 12 Eylül dönemini arka plana aldığı filmde, cezaevine giren Nuri isimli bir yazarla (Serhan Yavaş), cezaevi müdürünün karısı Sumru’nun (Pelin Batu) kesişen yolları ve doğan yasak aşkı konu alıyor.

Copyright © 2008 filmarsivi.net Tüm Hakları Saklıdır.
admin@filmarsivi.net